|
00380 93 691 88 44
0090 544 224 33 44
0090 544 775 44 61
Sigara ve Alkol Kullananlara Kayısı
Kayısıda bulunan A vitamininin organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak, kanser hastalıklarına karşı koruyuculuk görevini yaptığı söyleniyor. Bu nedenle özellikle sigara ve alkol kullananlara mutlaka öneriliyor
BİA - Kayısı, A vitamini ve zengin bir beta - karoten kaynağı. Bu nedenle antioksidan özelliği taşıyor. Ayrıca B ve C vitaminleri, protein, şeker ve madensel tuzlar içeriyor.
Türkiye, dünyada en çok kayısı yetiştiren ülkelerden biri. Meyve olarak yemenin yanı sıra kuru kayısı, reçel, marmelat, hoşaf ve meyve suyu olarak da tüketiliyor.
Faydasını bilerek tüketenler de çok. Örneğin, kabızlığa karşı kuru kayısı hoşafının yararı halk arasında çok yaygın bilinir. Tabii yararı bu kadar değil. Özellikle meyve olarak tüketilen kayısının kansere karşı etkili olduğu da biliniyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'nca kayısı ile ilgili yapılan araştırmaya göre, kayısıda bulunan A vitamini organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak, kanser hastalıklarına karşı koruyuculuk görevini yapıyor. Bu koruyucu etkisi nedeniyle, özellikle sigara ve alkol kullananlara öneriliyor. Yine bu araştırmaya göre, kayısı, akciğer, ağız, kolon, deri, göğüs ve rahim tümörleri üzerinde etki gösteriyor, göz sağlığı ile kemik ve dişlerin gelişimini sağlıyor.
Karaciğere, kalbe, böbreğe, kemiklere...
Türkiye'de kayısının çok yetiştirildiğini söylemiştik. En çok da Malatya'da yetiştiriliyor. Kayısı, bu nedenle Malatya'da altın meyve olarak ilan edildi. Malatya Belediyesi'nce TÜBİTAK, TÜBİTAK, Hacettepe ve Atatürk Üniversitesi gibi kurumların kaynak gösterilerek hazırladığı raporda, kayısının yararları şöyle özetleniyor:
* Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
* Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.
* Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Dişlerin daha sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
* Mide ve on ikiparmak bağırsağı ülserinin oluşmasına engel olur.
* Ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.
* Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
* Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü artırır.
* Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
* Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
Diyetlerde...
Kayısı, sodyum bakımından fakir, potasyum yönünden zengin olduğu için bazı diyetlerin uygulanmasında oldukça önemli. Sodyumu kısıtlanan diyetlerde, örneğin kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında rahatlıkla tüketilebiliyor.
100 gramında yalnızca 28 kalori bulunuyor. Ancak kurutulduğunda kalori oranı 10 katına çıkıyor.
Kayısının ayrıca cilt güzelliğinde de etkili olduğu biliniyor.
KURU KAYISI HAKKINDA
Sigara ve Alkol Kullananlara Kayısı
Kayısıda bulunan A vitamininin organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak,
kanser hastalıklarına karşı koruyuculuk görevini yaptığı söyleniyor. Bu nedenle özellikle
sigara ve alkol kullananlara mutlaka öneriliyor.
BİA - Kayısı, A vitamini ve zengin bir beta - karoten kaynağı. Bu nedenle antioksidan
özelliği taşıyor. Ayrıca B ve C vitaminleri, protein, şeker ve madensel tuzlar içeriyor.
Türkiye, dünyada en çok kayısı yetiştiren ülkelerden biri. Meyve olarak yemenin yanı
sıra kuru kayısı, reçel, marmelat, hoşaf ve meyve suyu olarak da tüketiliyor.
Faydasını bilerek tüketenler de çok. Örneğin, kabızlığa karşı kuru kayısı hoşafının
yararı halk arasında çok yaygın bilinir. Tabii yararı bu kadar değil. Özellikle meyve
olarak tüketilen kayısının kansere karşı etkili olduğu da biliniyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'nca
kayısı ile ilgili yapılan araştırmaya göre, kayısıda bulunan A vitamini organizmanın
ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak, kanser hastalıklarına karşı koruyuculuk
görevini yapıyor. Bu koruyucu etkisi nedeniyle, özellikle sigara ve alkol kullananlara
öneriliyor. Yine bu araştırmaya göre, kayısı, akciğer, ağız, kolon, deri, göğüs ve
rahim tümörleri üzerinde etki gösteriyor, göz sağlığı ile kemik ve dişlerin gelişimini
sağlıyor.
Karaciğere, kalbe, böbreğe, kemiklere...
Türkiye'de kayısının çok yetiştirildiğini söylemiştik. En çok da Malatya'da yetiştiriliyor.
Kayısı, bu nedenle Malatya'da altın meyve olarak ilan edildi.
Malatya Belediyesi'nce TÜBİTAK, TÜBİTAK, Hacettepe ve Atatürk Üniversitesi gibi
kurumların kaynak gösterilerek hazırladığı raporda, kayısının yararları şöyle
özetleniyor:
* Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
* Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.
* Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Dişlerin daha sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
* Mide ve on ikiparmak bağırsağı ülserinin oluşmasına engel olur.
* Ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.
* Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
* Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü artırır.
* Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
* Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
Diyetlerde...
Kayısı, sodyum bakımından fakir, potasyum yönünden zengin olduğu için bazı diyetlerin
uygulanmasında oldukça önemli. Sodyumu kısıtlanan diyetlerde, örneğin kalp yetmezliğinde,
böbrek hastalıklarında rahatlıkla tüketilebiliyor.
100 gramında yalnızca 28 kalori bulunuyor. Ancak kurutulduğunda kalori oranı 10 katına
çıkıyor.
Kayısının ayrıca cilt güzelliğinde de etkili olduğu biliniyor.
--------------------------------------------------------
Kanserle yaşamayı biliyor musunuz?
Yaşamak. İnadına yaşamak. Yaşamak için direnç
göstermek. Zaman zaman sıradanlaştığını ve anlamını yitirdiğini düşündüğümüz
yaşamlarımızın, aslında ne kadar değerli olduğunun farkına varmak. Kansere,
yaşama sevinciyle ve insanların sevgisiyle karşı koymak. Güvenmek; hekimlerimize,
kanserle savaşa modern tıbbın en son teknolojileriyle hazır olan sağlık kurumlarına;
dostlarımıza, sevdiklerimize, tüm kalbimizle güvenebilmek. Bunun, bireyin tek başına
gerçekleştirebileceği bir karşı koyuş olmadığını, çevremizdeki insanların
duyarlılıklarına ihtiyacımız olduğunu anlamak. Yaşamak. Kansere inat yaşamak...
Tıp alanında son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmeler, hekimlerimizin dünya tıbbındaki
ilerlemeleri yakından izlemeleri, sağlık sektöründeki akılcı yatırımlar ve öncü
sağlık kuruluşlarının çalışmaları, bizleri pek çok hastalığın tedavisi konusunda
daha bilinçli bir konuma getirmiş durumda. Bu bilimsel ve teknolojik ilerleyişin
ışığında, insan yaşamında şimdiye kadar tedavisi mümkün olmayan birçok hastalığın,
özellikle de kanserin tedavisi konusunda önemli aşamalar kaydedildi.buna istinaden
her derde deva kayisnin ve kayısı çekirdeginin bir guzeligi daha tespit edilmis
oldu bu tespitlere
kayisi çekirdeginin icinde bulunan B. 17 vitamininin kanseri onleyici bir vitamin
oldugu ve dunyanın degisik Ulkelerindeki doktorlarında bunu hastalarına tavsiye ettigi
ozeliklede seker hastalarına bilhasa recetelerine acı kayısı cekirdegini onerdiklerini
basta ben olmak uzere bir cok malatyalıya surekli telafonlar gelmekte ingiltere holanda
almanya ve irlandadan bizzat bana gelen telafonlarlada ben buna kanaat getirdigim
ve buna istinaden duyarlı bir vatandas olarak herkese tavsiyem ozelikle şeker hastaları
gunde 3 -5 adet aci malatya kayısı cekirdegi yesinler İnsallah sifa bulurlar..
BİR KAYISI AĞACI
Ben bir kayısı ağacıyım
Yazıhan'in Etigeni'nden.
Küçücük bir ev önünde yaşarım yapayanlız.
Yılda bir çiçek açar,
yılda bir kayısı veririm,
avuç içi kadar.
Yaz olur,
bir kadın silkeler dallarımı,
bir çocuk yerde bağırır, güler,
bense hoşnut olurum.
Hem zaten benim
ne söğütler gibi nezaketim vardır,
ne kavaklar gibi gururum.
Ben bir kayısı ağacıyım
Yazihan'in Sürürü'nden.
sürürden üç insan severim,
bir çocuk,
bir genç kadın,
bir genç adam,
benim kadar sessiz sedasız,
benim kadar halim selim.
En güzel ay nisan ayı,
toprak yumuşak yumuşak,
en güzel ay nisan ayı.
Yamur yağdı, çiçek açtı,
bir hoş oldu içerim,
en güzel ay nisan ayı.
Kavaklar uzakta upuzun,
bir sağa, bir sola,
başı döner kavakların.
Ben bir kayısı ağacı,
başımda çiçeklerim.
Ben bir kayısı ağacı,
üç insan severim:
bir çocuk,
bir genç kadın,
bir genç adam.
Çocuğun adı Burhan,
kadının adı Ayşe,
adamın adı Abuzer.
Burak küçük ve sarı,
Gülcan tombul ve beyaz,
Gökhan uzun ve narin.
Bir tek toprak odaları var üçünün,
toprak odanın bir tek penceresi.
Ben bir kayısı ağacı,
bazan eğilir bakarım odaya,
yerde bir eski yatakla yorgan görürüm,
duvarda bir eski kırık ayna,
yerde bir eski kilim,
bir eski hasır.
Bir kayısı ağacı,
bazan eğilir bakar odaya,
çiçeklerinden utanır.
Dün gece gaz yakamadılar,
ayışığında gördüm üçünü.
Üçünün suratı asık.
Önce oturup
zeytin ekmek, taze soğan yediler,
sonra baktılar birbirlerinin gözüne,
sonra esnediler.
Gökyüzü bembeyazdı.
Gökyüzü çiçeklerimin renginde.
Gökyüzünde kavaklar..
Fatma uzandı İbrahim'in yanına,
sağa döndü.
Tombul,beyaz yüzü pencerede,
gözleri açık durdu sabaha kadar.
Çiçeği en önce kayısı döker.
Ben bir kayısı ağacıyım,
döküyorum çiçeklerimi.
Yer beyaz beyaz,
başım yeşil yeşil,
kayısılarım memede.
Haziran gelecek,
güneş yakacaktır tepemi,
kayısılarım balla, şekerle dolacaktır.
Ben bir kayısı ağacıyım,
haziran gelecek,
avuç içi kadar kayısılarım
Ahmet'in ekmeğine katık olacaktır.
Ben bir kayısı ağacıyım.
Kötü bir düşüncedir almış beni.
Geçti bağları budama zamanı, dedim,
dedim, çarşıda dört döner İbrahim,
dedim ekmek parası,
zeytin parası,
gaz parası.
Dedim, insanlar
neden yaşatılmıyor
ağaçlar kadar olsun.
Ben bir kayısı ağacı.
Fatma'nın, İbrahim'in, Ahmet'in
yumurtası, şekeri, eti.
Gittikçe artmakta kederim.
Günlerden pazartesi.
Gene geldi, elinde çanta, o şişman adam.
Şişman adam bir düşman gibi beni seyreder,
ben şişman adamı bir düşman gibi seyrederim.
Durmuş İbrahim kapıda,
yüzü dalgın ve sinirli,
bakıyor eli çantalı şişman adama.
Şişman adam uzattı gövdeme elini,
pencereden korkmuş kuzular gibi baktı Ahmet,
büktü boynunu kuzular gibi.
Ben bir kayısı ağacı.
Gövdemde sarı kağıt.
Yol parasını verememiş İbrahim,
verilmiş haciz kararı.
Yapmayın, dedim.
yılda bir çiçek açarım, dedim.
Etmeyin, dedim.
ekmeğe katık oluyor kayısılarım, dedim.
Bir öğle vakti baktım,
kavaklar uzakta upuzun,
bir sağa,bir sola.
Ben kışlık odun,
altı lira...
Orhan
ÖLMEDEN ÖNCE SÖYLENEN BiRKAÇ SÖZ:....
- GÖNDER GÖNDER, BEN TUTARIM.
- AABI ÇOK SERİ BİR ARABA BU YAAA...
- KORKMA HAYATIM, ARABAMIZDA ABS VE AIRBAG MEVCUT.
- POSTANEDE BANA AİT BİR KOLİ VARMIŞ ONU ALMAYA GELDİM.
- OOLUM..5 TAŞ ÇALDIM RUHUN BİLE DUYMADI..
- BAKIN ÇOCUKLAR, BU DENEY SETİ, KAPAĞI AÇILINCA GÜVENLİK ÖNLEMİ OLARAK ELEKTRİGİ KESER..
- DEMEK PİRANA DEDİKLERİ ŞEY BU..HİHO..
- BAK HULUSİ ABİ BIYIKLARI ILE OYNUYOM Bİ ŞEY OLMUYO.
- EY RUUUUHHH..GELDİYSEEEN......
- O İRMİKLERİ NEDEN ALDIN NURHAN..HELVA MI YAPICAN?.. NİYE?
- DOĞALGAZIN ÜLKEMİZE HAYIRLI VE UĞURLU OLMASINI DİLİYOR VE DOĞALGAZLA ÇALIŞAN İLK OCAĞI HUZURLARINIZDA YAKIYORUM.
- EVLADIM, BENİ KARŞIDAN KARŞIYA GEÇİRİR MİSİN?
- GEEEEL, GEEEL SAĞ YAP GEEEL...
- BAH BAH BAH HALA UZUNLARLA GELiYO...
- CANİKOM, BU ETİN TADI SANA DA BİRAZ GARİP GELMEDİ Mİ?
- MÜJDEMİ İSTERİM TURAN ABİ BİR KIZIN DAHA OLDU.
- KİM BEKLER LAN YEŞİLİN YANMASINI?!
- EŞŞEK ŞAKASI YAPMAYIN LAN...
- BEKLE CEMŞİT ABİ BEN BİR DALIP ÇIKICAM.
- KORKMA HANIM BU SAATTE KAPIMIZI KİM ÇALACAK, TANIDIK BİRİDİR.
- HALA KARLI GÖSTERİYOR MU HANIM?
- ELEKTİRİKÇİYE NE GEREK VAR CANIM, BEN HALLEDERİM.
- BAK ŞİMDİ NASIL SOLLIYCAZ ..
- GEL ABİ BURASI BOYU GEÇMİYOR...
- AYA BAK AYA, KAMYON FARI GİBİ !!!
- BEN DENEDİM, KORKMAYIN.
- BAK KADRİ ABİ, SUYUN DERİNLİĞİ ÖNEMLİ DEĞİL, ASIL İŞ ATLAMASINI BİLMEK..
- YAV HAYRETTİN ABİ BURASI FENER TRİBÜNÜ DEĞİL GALİBA..
- HİHİHA...BAK GELEN ŞEY KÖPEKBALIĞINA NE KADAR DA BENZİYOR.
- RASİM ABİ, KAFESİN KAPISI KAPALI DEĞİL Mİ?
- NALAN, BİR KİBRİT YAK DA BAKALIM NE KOKUSUYMUŞ...
- YAPMA SATILMIŞ ABİ, ŞEYTAN DOLDURUR.
.........DUVAR YAZISI........
1961 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur!
4. Murat neden intahar etmiş?
İlk üçe giremediği için...
8 Zayıflı Bir Karne Bulan , İnsaniyet Namına Çöpe Atsın..
Almış eline bir çiçek, "sevecek, sevmeyecek"
Ulan eşşoleşşek çiçek nerden bilecek..?
Adalet mülkün temelidir. Mülk ise adaletsizliğin...
Adam Hindistan sokaklarınada dolaşırken başına BUDA heykeli düşmüş."Başıma buda mı gelecekti" demiş..
Adam kızmış... İstemeye gelmişler...
Adamın Biri Ağzına Yay Alıp Ne Yapmış?
Yayla Lezzet Testi...
Adamın biri büyük kızını ellere küçük kızınıda ayaklara vermiş.
Adamın Biri Yarın Ölücem Demiş. Yarmışlar Hakikaten Ölmüş...
Akıl yaşta değil baştadır,
Zaman insanı değil armutu olgunlaştırır!
Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit.
Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.
Adamın inadı tutmuş, bir türlü bırakmamış.
Adamın evi yanmış, odaları düz.
Adamın canı çıkmış, bi daha yerine
takamamışlar.
Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
Adamın o lafa karnı tokmuş, gözü aç.
Adamın saçı kırmış, sakalı çayır.
Adam düşmüş, karısı gerçek.
|